Ateşli Silah Yaralanmaları

Adli Tıp ile ilgili bilgiler, görseller, videolar, soru-cevap bölümü ve daha fazlası.
Kullanıcı Avatarları
drachilles
Forum Üyesi
Forum Üyesi
Gönderi: 28
Kayıt: Pzt Mar 20, 2017 6:20 pm
Konum: ÇORUM
İlgi Alanları: Futbol,Müzik,Kitap,Eğitim
Kan Grubu: A Rh (+)
Burç: Başak
Takım: Beşiktaş
Memleket: Çorum
Yaşadığı Şehir: Çorum

Ateşli Silah Yaralanmaları

Gönder Gönderen drachilles » Sal Mar 28, 2017 10:27 pm

ATEŞLİ SİLAH YARALANMALARI
Mermi çekirdeğinin vücutta harabiyet oluşturması için sahip olduğu kinetik enerjinin bir kısmının veya tamamının ısı, ses ve mekanik enerji olarak doku tarafından absorbe edilmesi gerekir. Mermi yumuşak dokudan hızla geçtiğinde kinetik enerjisinin önemli bir kısmını dokuya aktaramadığından, direkt etkiyle oluşan delik dışında doku nisbeten intakt kalabilir. Hele bu yaralanma kasta olup da damarlarda da yaralanma olmazsa hiçbir ciddi etki görülmez. Ancak beyin, kalp veya akciğer gibi hayati önemi bulunan yumuşak dokularda sadece oluşan bu delik bile öldürücü vasıftadır. Enerjisinin tamamını dokulara aktarabilmesi için bazı mermiler vücut içinde yavaşlayan, duran veya parçalanan özellikte imal edilmektedir.
Ateşli silahlarla vücutta meydana gelen yaranın türü merminin hızına bağlıdır. Tabanca ve havalı tüfek gibi maksimum ses hızında mermi atabilen silahlarla meydana gelen yaralanmalarda; merminin dokuda meydana getirdiği laserasyon, damar ve diğer yapıların rüptürüyle oluşan sekonder harabiyet ve kemik, kıkırdak, tendon ve sert doku parçalarının sürüklenmesiyle oluşan primer ve tersiyer lezyonlar görülür. Mermiden açığa çıkan fragmanların etkisiyle de sekonder yaralanmalar oluşabilir. Düşük hızlı olan bu mermilerin etkisiyle dokularda laserasyon ve kontüzyon oluşur. Lokal kan damarlarının leze olduğu hallerde yaygın kanamalar izlenir. Sesten hızlı, yüksek kinetik enerjili mermiler ise (harp silahları mermileri) çapları ile orantısız bir şekilde oldukça ciddi yaralanmalar oluştururlar. Bu mermiler düşük hızlı mermilerin yukarıda belirtilen etkilerinin yanında, oluşturdukları şok dalgası ve kavitasyon etkileriyle de dokularda harabiyet yaparlar. Bu etkileriyle geçtiği yerlerden uzak mesafelerdeki damarlarda ve organlarda da harabiyet oluştururlar. Ayrıca merminin geçtiği dokularda meydana gelen yaralanma mermi çapından daha geniş olur. Kavitasyon etkisi özellikle beyin ve karaciğer gibi solid organlarda akciğer gibi spongioz organlara oranla daha çok görülür. Yüksek kinetik enerjili mermilerle meydana gelen doku yaralanmalarında esas sorumlu mekanizma, merminin geçtiği alanlardaki dokuların birkaç milisaniye süreyle ileri ve yanlara doğru kaviteleşmesi ve sonra tekrar kollabe olmasıdır.
Ateşli silah yaralanmalarında ölüm genellikle hızla gelişir. Ancak bazen geç ölümler de görülebilir. Bu geç ölümlerde doku infarktları, kas ve organların lokal nekrozu ve enfeksiyon gibi sekonder nedenler araştırılmalıdır. Yüksek enerjili mermilerin özellikle direkt travmadan uzak yerlerde damar harabiyeti, gerilme ve trombozis yaparak infarkt gibi iskemik lezonlara neden olabileceği unutulmamalıdır.
Ateşli silah mermi çekirdeği vücuda isabet ettiğinde ciltte bir giriş deliği oluşturarak vücuda girer. Vücut içinde traje ismi verilen bir yol izledikten sonra ya vücut içinde kalır ya da ciltte bir çıkış deliği oluşturarak vücudu terk eder. Bitişik atış mesafesinden kafaya isabet eden yüksek enerjili harp silahları mermileri kafatasında infilak gibi bir patlamaya neden olurlar. Bu tür yaralanmalarda giriş ve çıkış deliği ayırımı pek mümkün değildir. Gerek giriş deliğinin, gerek trajenin, gerekse çıkış deliğinin dikkatli incelemeleri ile olayla ilgili önemli bilgiler edinmek mümkündür. Örneğin; kafatasındaki giriş deliklerinin etrafında genellikle ışınsal tarzda etrafa yayılan lineer fraktürler görülür. Kafaya birden fazla merminin isabet ettiği vakalarda bu kırıklardan yararlanarak hangi merminin daha önce kafatasına girdiğini tespit etmek mümkündür. Sonra giren merminin oluşturduğu radiyal kırık hatları bir önceki merminin oluşturduğu kırık hatlarında veya delikte sonlanır.
Ateşli silah yaralanmaları ister kaza, ister intihar, isterse cinayet orijinli olsun adli olgulardır. Ölümle sonuçlanan ateşli silah yaralanmalarında asla ölü muayenesi ile yetinmemek, mutlaka OTOPSİ yapmak gerekir.
GİRİŞ DELİĞİ : Ateşli silah mermi çekirdeği vücuda isabet ettiğinde büyük bir sıklıkla tek bir giriş deliği oluşturur. Ancak bazı bölgelerden, örneğin koldan giriş-çıkış yapıp vücuda ikinci bir giriş de yapabilir. Olay yerinde tek bir mermi kovanının bulunduğu, ancak vücutta iki adet giriş deliği bulunan vakalarda özellikle şahsın yaralanma anındaki pozisyonu da önem kazanır. Duvarın önünde duran bir kişide mermi önden girip arkadan çıktıktan sonra duvardan sekerek sırta ikinci bir giriş yapabilir. Eğilmiş, oturmuş veya büzüşmüş durumda bulunan bir kişide veya yukarıda belirtilen bölgelere olan isabetlerde bir ateşli silah mermi çekirdeğinin vücutta iki giriş deliği oluşturabileceği hatırlanmalıdır. Bazen mermi çekirdekleri vücuda girmeden sadece teğet bir temas ile ciltte lineer sıyrıklar veya laserasyonlar oluşturabilir.
Vücuda dik açı ile isabet eden mermi çekirdekleri yuvarlak şekilli giriş deliği oluşturur. Ancak hemen altında kemik doku bulunan saçlı deri gibi bölgelerdeki bitişik atışlarda, oluşan giriş deliği yırtık şeklinde yıldızvari görünümdedir (Resim 28). Altında kemik doku bulunan alanlardan ciltaltına giren gazlar yumuşak dokuları etrafa itip genişleyeceği bir ortam olmadığından kemiğe çarparak geri döner. Bu etkiyle ciltaltında kubbe gibi bir oluşum meydana gelir ve giriş deliği cildi, dışa doğru yırtılarak yıldızvari bir görünüm alır.
Vücuda oblik olarak dar açıyla isabet eden mermi çekirdeğinin oluşturduğu giriş deliği ise oval şekilli olur. Merminin vücuda giriş açısı daraldıkça giriş deliğinin boyu da uzar. Bazen mermi havada yol alırken sağa sola sallanabilir, yalpa yapabilir veya takla atarak ilerleyebilir. İşte bu tür anstabil bir hareket halindeki mermi yan veya dip tarafıyla vücuda girebilir. Böyle hallerde giriş deliği de düzensiz olur. Bu tür giriş deliklerinin başka bir aletle meydana gelmiş laserasyonlardan ayırt edilmesinde güçlükler de olabilir. Uzak atış mesafelerinden yapılan atışlarda mermi cilde isabet ettiğinde cilt gerilir. Mermi geçtikten sonra ise cilt elastik olarak eski halini alma meylindedir. Bu nedenle giriş deliğinin çapı da genellikle mermi kalibresinden daha küçük olur. Çok uzak mesafelerden yapılan atışlarda mermi vücuda ulaştığında kinetik enerjisi çok azaldığından, özellikle vücudun esnek olan cilt bölgelerine isabet ettiğinde giriş deliği, delici veya kesici bir alet yarasını andırır tarzda çizgi şeklinde oluşabilir.
Ateşli silahın namlusundan mermi dışında alev, sıcak gazlar ve duman ile yanmış ve yanmamış barut artıkları da çıkar. Mermi vücuda girerken ısı ve sürtünmenin etkisiyle ciltte bir sıyrık oluşturur. Bu sıyrık bölgesi koyu kahverengi-esmer bir renk alır. İşte bu lezyona kontüzyon halkası veya vurma izi halkası denir. Kontüzyon halkası giriş deliğinin hemen etrafındadır. Pıhtılaşmış kan lekelerini kontüzyon halkasıyla karıştırmamak gerekir. Kontüzyon halkası silmekle kaybolmaz.
Kontüzyon halkası ile giriş deliği arasında milimetre ile ifade edilebilecek kadar dar bir alanda, mermi üzerindeki yağ, pas ve kirin bulaşmasıyla bir zon daha oluşur. Bu alana da silinti şeridi halkası ismi verilir. Silinti şeridinin giriş deliği etrafındaki şekli de aynı vurma halkasında olduğu gibi atış istikametine bağlı olarak oluşur.
Namlunun cilde sıkıca bastırıldığı bitişik atışlarda ciltaltına giren gazların dokularda yaptığı genişleme ile cilt, namlu ağzına doğru itilir. Böylece giriş deliğinin etrafında namlu ağzının şekline uyar tarzda bir iz oluşabilir. Buna stampa izi denilir.
Giriş deliğinin etrafındaki ve altındaki miyoglobin ve hemoglobinler tarafından karbonmonoksidin absorbe edilmesiyle, giriş deliği etrafında hiperemik bir areola görülebilir. Giriş deliği ile temas halindeki kan damarlarının harabiyeti neticesinde nadir de olsa giriş deliği etrafında ekimoz oluşabilir. Eğer varsa ekimoz genellikle asimetriktir.
Namlunun cilde sıkıca bastırıldığı bitişik atışlarda namludan çıkan sıcak gazlar, barut artıkları ve duman ciltaltına girer. Bu nedenle genellikle ciltte yanma, islenme ve tatuaj görülmez. Ancak namlunun cilde sıkı bastırılmadığı durumlarda ve namlu ile cilt arasında birkaç santimetre bulunan bitişiğe yakın atışlarda, namlunun geri tepmesi sırasında bu is ve gazların bir kısmı ciltten etrafa yayılıp hemen giriş deliği etrafında az miktarda da olsa yanık ve islenme yapabilirler.
Cilde bitişik olarak yapılan atışlarda ciltaltına giren sıcak gazların yumuşak dokuyu etrafa itmesiyle ciltaltında bir boşluk oluşur. Bu boşluğa "Maden Boşluğu" ismi verilir. Maden boşluğunda yanmış ve yanmamış barut artıkları bulunur. Ayrıca alevin meydana getirdiği yanık ve duman isinin boyamasıyla ciltaltındaki doku ve kaslar siyah, lime lime görünümdedir.
Birkaç santimetreye kadar olan mesafelerden yapılan atışlarda genellikle kıllarda kavrulma şeklinde yanık görülür. Eğer kıllarda böyle bir yanık olmazsa; keratinin alev etkisiyle eriyip tekrardan küçük bir damlacık şeklinde katılaşması sonucu kıllarda bir araya toplanma görülebilir.
Yakın mesafeden yapılan atışlarda, akkor halindeki yanmış barut taneciklerin yaptığı küçük yanıklar ile yanmamış barut artıkları giriş deliğinin etrafında ciltte dövme gibi bir iz oluştururlar. Buna tatuaj denir (Resim 30). Yakın atışlarda mermi veya namluya ait çelik ve kurşun gibi metal fragmanlar da cilde saplanabilir. Tatuaj barutun cinsine göre değişik renklerde ve parlak görünümde olabilir. Siyah barut kullanılan mermilerde tatuaj çıplak gözle rahatlıkla görülebilirken, dumansız barutun kullanıldığı mermi tatuajlarını görebilmek için büyüteç gerekebilir. Barut artıklarının namludan çıktıktan sonra ulaşabileceği mesafe namlu boyuna, merminin kalibresine ve barut yüküne bağlı olarak değişir. Genel olarak kalibre arttıkça barutun ulaşabileceği mesafe de artar.
Giriş deliği etrafındaki duman isi ıslak bezle silinebilir ancak tatuaj ve metal parçacıkları silinmekle kaybolmaz. Barut artıklarının kriminolojik incelenmesi çok önemlidir. İnceleme yara yıkanmadan yapılmalıdır. Eğer kriminolog yoksa otopsiyi yapan hekim bu bölgeden ıslak bir bezle sürüntü almalı daha da iyisi giriş deliği etrafındaki cildi keserek hiçbir fiksatöre koymadan incelemeye göndermelidir.
TRAJE : Merminin vücutta seyrettiği yoldur. Sadece yumuşak doku harabiyetinin oluştuğu yaralanmalarda giriş ve çıkış deliklerini birleştiren bir hat şeklindedir. Ancak vücut içinde kemik gibi sert yapılara çarparak yön değiştiren mermilerin trajesi düzensiz olur. Bitişik atış ve yakın atışın alt sınırındaki mesafelerden yapılan atışlarda trajenin başlangıç kısmında karbonmonoksit bulunur. Karbonmonoksit bulunan dokuya çinko klorür damlatıldığında kırmızı bir renk oluşur.
Trajede organ ve dokulardaki lezyoların etrafında ekimoz vardır. Bu ekimoz yaralanmanın canlı iken meydana geldiğini gösterir. Ölüde oluşturulan ateşli silah yaralanmalarında traje etrafında ekimoz oluşmaz.
ÇIKIŞ DELİĞİ : Vücuda isabet eden mermi çekirdekleri ya vücutta kalırlar ya da bir çıkış deliği oluşturarak vücudu terk ederler. Yüksek hızlı mermi çekirdekleri kemik bir yapıya çarpmadıkları sürece genellikle vücuttan çıkarlar. Kinetik enerjisinin tamamını çarptığı dokulara aktarması için vücuda çarptığında parçalanma özelliğinde imal edilmiş olan mermiler vücut içinde kalabilirler. Vücut içinde kalan mermi çekirdeklerinin lokalizasyonları radyografilerle, daha da iyisi skopi ile tespit edilmelidir.
Mermi çekirdekleri vücuda girdikten sonra bir süre ciltaltında seyredip esas giriş deliğinden daha uzak bir yerden derin dokulara girebilir. Ağız, burun ve kulak delikleri ile aksiller çukurlar gibi ilk bakışta gözden kaçabilecek bölgeler giriş ve çıkış delikleri yönünden özellikle incelenmelidir.
Çıkış deliğinin etrafında kontüzyon halkası, alev yanığı, duman isi ve tatuaj yoktur.
Çıkış deliği klasik olarak yara dudakları dışa doğru olan bir yırtık şeklindedir. Cildin arkasında bir destek dokusu bulunmadığından çıkış deliğinin yara dudakları dışa doğru olur. Bitişik atışlarda çıkış deliği genellikle giriş deliğinden daha küçük, yakın ve uzak mesafelerden yapılan atışlarda ise çıkış deliği giriş deliğine göre daha geniştir.
Merminin çarpması sonucu kemikte oluşan fragmanlar ciltte sekonder çıkış delikleri oluşturarak vücudu terk edebilirler. Bu delikler yanlışlıkla laserasyon veya kesici-delici bir alet yarası olarak değerlendirilmemelidir.
YARALANMANIN ORİJİNİ: Ateşli silah yaralanmaları kaza, cinayet veya intihar orijinli olabilirler. Bu saptama olay yeri incelemesi ve yara özelliklerinin birlikte değerlendirilmesi ile yapılır.
Bitişik atışlarda deri parçaları, saç, kan ve yağ dokusu parçaları muhtemelen bir vakum etkisiyle silahın namlusunun içine girebilir. Ayrıca sıçrayan bu kan ve doku parçaları silahı ateşleyen kişinin elinde de görülebilir. Atışı yapan kişinin elinde saptanabilecek bir diğer bulgu da barut artıklarıdır. Bu yüzden intihar düşünülen bitişik atışlarda mağdurun özellikle dominant eli bu özellikler yönünden incelenmelidir.
ATIŞ YÖNÜNÜN (İSTİKAMETİNİN) TAYİNİ: Giriş deliğinin, giriş deliği etrafındaki kontüzyon halkasının ve eğer varsa tatuajın şekilleri değerlendirilerek merminin vücuda isabet ediş yönünü belirlemek mümkün olmakla birlikte bu verilerle atışın yönünü belirlemek sakıncalıdır.
Atış istikametini belirlemede kullanılabilecek bir diğer kriter de giriş ve çıkış deliklerini birleştiren hat, yani trajedir. Ancak bu özellik değerlendirilirken iki önemli husus hatırlanmalıdır. Birincisi; vücutta kemik veya sert dokulara çarpan mermi çekirdeği istikametini değiştirmiş olabilir. İkinci önemli nokta da şahsın yaralanma anındaki pozisyonudur. Sırtındaki çıkış deliğine göre daha yukarı hizada ve vücudunun ön tarafında bir giriş deliği bulunan şahsın, yukarıdan aşağı istikamette vurulduğundan başka öne doğru eğilmiş pozisyonda yaralanmış olabileceği de değerlendirilmelidir. Bitişik atışlarda istikamet ancak traje ile tayin edilebilir.
Giriş ve çıkışı kafatasında olan ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmalarında, harici muayene ile giriş ve çıkış deliklerinin ayırımı dolayısı ile atış istikametinin tayini tecrübeli adli tıp uzmanları için bile pek kolay değildir. Kesin ayırım ancak otopsi yaparak kafa kemiklerinin incelenmesi ile mümkündür. Kafatasına isabet eden mermi çekirdekleri kafatası kemiklerinin dış tabulasında kenarları düzenli bir delik oluşturarak kafa içine girerler. İç tabulada oluşan kırık ise dış tabuladakine göre daha geniş ve içe doğrudur. Böylece giriş deliği, geniş tarafı içte olan bir koni şeklinde oluşur. Kafatasındaki çıkış deliğinde ise iç tabulada küçük ve düzgün bir delik, dış tabulada da dışa doğru ve içtekine göre daha geniş bir kırık oluşur. Böylece çıkış deliğinin görünümü geniş tarafı dışta olan bir koni şeklinde olur.
ATIŞ MESAFESİ TAYİNİ : Ateşli silah atış mesafeleri bitişik, yakın ve uzak olmak üzere başlıca üç kategoride incelenir. Cilt ile namlu ağzı arasındaki mesafenin 0-3 cm. olduğu atışlar genel olarak bitişik atış olarak adlandırılır. Ancak namlu ağzının cilde tamamen dayalı olduğu atışları bitişik, cilt ile namlu ağzı arasında az da olsa 3 cm.'ye kadar bir mesafenin bulunduğu atışları bitişiğe yakın atış olarak sınıflamak daha doğrudur. Zira; bitişik atışlarda ciltaltında "Maden Boşluğu”nda görülen bulgular, bitişiğe yakın atışlarda hem ciltaltında hem de ciltte oluşabilmektedir. Yakın atış kısa namlulu silahlar için 3-(30-45) cm'den, uzun namlulu silahlar için ise 3-(75-100) cm. mesafeden yapılan atışlardır. Yakın atışın üst sınırından daha uzak, bir başka ifadeyle ciltte herhangi bir atış artığı bırakmayacak mesafeden yapılan atışlara da uzak atış denir.
Ateşli silah yaralanmalarında tespit edilmesi gereken önemli kriterlerden biri olan atış mesafesi, yara özelliklerine veya yaralanma giysili bölgede ise giysilerdeki değişimlere göre yapılan bir saptamadır. Yakın atışın alt sınırındaki mesafelerden yapılan atışlarda giriş deliği etrafında tatuaj ile birlikte yukarıda yakın atış için belirtilen diğer cilt özellikleri de bulunur. Yakın atışın üst sınırındaki mesafelerden yapılan atışlarda ise sadece tatuaj görülür. Barut artıkları ise kısa namlulu silah atışlarında 30-45 cm. ye kadar ulaşabilir. Bunlar yaklaşık mesafelerdir ve uzun namlulu silahlarda bu mesafeler kısa namlulu silah atışlarının yaklaşık iki katıdır. Barut artıklarının ulaşacağı mesafe namlu uzunluğuna bağlıdır. Kısa namlulu silahlar için genel bir kural olarak bu mesafe namlu uzunluğunun iki katı olarak kabul edilir. Atış mesafelerine göre tespit edilecek bulgular şu şekildedir:
Cilde silahı sıkıca bastırarak yapılan bitişik atışlarda giriş deliğinin etrafında kontüzyon halkasından başka sıklıkla stampa izi de görülür. Lezyon etrafında hiperemi ve ekimoz izlenebilir. Ciltte duman isi, alev yanığı ve tatuaj yoktur. Bazı vakalarda çok hafif olarak ciltte de görülebilen duman isi, alev yanığı ve tatuaj esasen ciltaltında izlenir (Maden Boşluğu). Dokularda karbonmonoksit bulunur.
15 cm. den daha az mesafeden yapılan yakın atışlarda giriş deliğinin etrafında kontüzyon halkası ile beraber duman isi (kullanılan mermiye bağlı olarak), ciltte alev yanığı, kıllarda yanma ve tatuaj görülür. Dokularda az miktarlarda karbonmonoksit bulunabilir.
15-30 cm. mesafeden yapılan yakın atışlarda giriş deliğinin etrafında kontüzyon halkasından başka tatuaj (silahın namlu uzunluğuna bağlı olarak) görülür. Ciltte duman isine de rastlanabilir. Ancak ciltte alev yanığı ve dokuda karbonmonoksit yoktur.
40-60 cm. nin üzerindeki uzak mesafelerden yapılan atışlarda ise giriş deliği etrafında kontüzyon halkasından başka duman isi, alev yanığı, kıllarda yanma, tatuaj ve dokularda karbonmonoksit varlığı gibi bulguların hiçbirisi yoktur. Uzak atışlar için mesafenin alt sınırından başka herhangi bir mesafe tahmini yapmak mümkün değildir.
İntihar orijinli bitişik atış olduğu düşünülen vakalarda mağdurun dominant elinin ve atışın yapıldığı silahın namlusunun yukarıda izah edilen özellikler açısından incelenmesi de önemlidir.
Yakın atış mesafesinde beklenen cilt bulgularının elbiseli bölgelere denk gelen giriş deliklerinde bulunamayacağı, bu bulguların elbiselerin kriminolojik tetkikiyle saptanabileceği unutulmamalıdır. Unutulmamalıdır ki gerçek mesafe tayini yapılmasının çok önemli olduğu vakalarda benzer silah ve donanım ile yapılacak deneme atışlarıyla mukayeseler neticesinde mesafe tayini yapmak gerekir. Aksi takdirde öngörülecek mesafe tahminden öteye gitmeyecektir.
Ateşli silah yaralanmalarının irdelenmesi bir ekip işidir. Sadece otopsi değil kriminologların yapacağı incelemeler de çok değerlidir. Vücut içinde kalan mermi çekirdeklerinin balistik inceleme yapılmak üzere mutlaka çıkartılması ve savcılığa teslimi gerekir. Ayrıca şahsın elbiselerinin, el sırtındaki ve giriş deliği etrafındaki cildin ve silahın namlusunun kriminolojik tetkikleri istenmelidir.

Kullanıcı Avatarları
sglktyfn
Forum Üyesi
Forum Üyesi
Gönderi: 21
Kayıt: Pzt Eki 01, 2018 4:59 pm
Kan Grubu: 0 Rh (+)
Burç: Yay
Yaşadığı Şehir: Bingöl

Re: Ateşli Silah Yaralanmaları

Gönder Gönderen sglktyfn » Sal Eki 09, 2018 12:08 pm

Teşekkürler paylaşım için.

Geri Dön