Brusellozis

Enfeksiyon Hastalıkları ile ilgili bilgiler, görseller, videolar, soru-cevap bölümü ve daha fazlası.
Kullanıcı Avatarları
drachilles
Forum Üyesi
Forum Üyesi
Gönderi: 28
Kayıt: Pzt Mar 20, 2017 6:20 pm
Konum: ÇORUM
İlgi Alanları: Futbol,Müzik,Kitap,Eğitim
Kan Grubu: A Rh (+)
Burç: Başak
Takım: Beşiktaş
Memleket: Çorum
Yaşadığı Şehir: Çorum

Brusellozis

Gönder Gönderen drachilles » Sal Mar 28, 2017 11:38 am

Brusellozis, Brucella cinsine ait bakterilerin neden olduğu bir zoonotik enfeksiyondur. Bakteri hayvanlardan insanlara enfekte gıda ürünlerinin yenmesi, enfekte hayvanla direkt temas veya aerosollerin inhalasyonu (hava yoluyla) geçebilir. Hastalık eski çağlardan beri bilinmektedir. Akdeniz humması, Malta humması, gastrik dalgalı ateş, inişli çıkışlı (ondülan) ateş gibi farklı isimlerle anılmıştır. İnsanlar tesadüfi konakçıdır ancak bruselloz tüm dünyada yaygın bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir ve en yaygın zoonotik enfeksiyondur.

Etkenler:
Brucella organizmaları küçük aerobik kokobasillerdir. Konak hayvanların üreme organlarına yerleşerek düşük ve kısırlığa neden olurlar. Hayvanın idrar, süt, plasenta sıvısı ve diğer sıvılarında bol miktarda bulunurlar. Bugüne dek 8 tür tanımlanmıştır. Bunlardan 4'ü insanlar için orta-ciddi derecede patojeniteye sahiptir:
- Brucella melitensis (koyun ve keçilerden, en yüksek patojenite)
- Brucella suis (domuzlardan, yüksek patojenite)
- Brucella abortus (büyükbaş hayvanlardan, orta derece patojenite)
- Brucella canis (köpeklerden, orta derece patojenite)
Evcil hayvanlardaki varlığı en önemlisi olsa da, bruselloz Kuzey Amerika'da sürüler halinde yaşayan bizon ve Kanada geyiklerinde, Almanya'da yaban domuzlarında da tespit edilmiştir. Vahşi hayvanların insanlar için oluşturduğu risk, temasın azlığı nedeniyle düşüktür. Vahşi hayvanların evcil olanlarla etkileşimi sonucu enfeksiyonun yayılması üzerine endişeler olsa da buna dair kanıt pek azdır.

Epidemiyoloji ve Risk Faktörleri:
Tüm dünyada her yıl 500.000'den fazla yeni bruselloz enfeksiyonu olduğu tahmin edilmektedir. ABD'de hayvanların aşılanması ve sütlerin pastörizasyonu ile yıllık vaka sayısı 100 civarına kadar düşmüştür.
Pastörize edilmemiş süt ürünleri, özellikle keçi peyniri brusella enfeksiyonu için risktir. Çiğ ya da az pişirilen etlerle de bulaşabilir. Nadiren kişiden kişiye bulaş, anne sütü ile bebeğe bulaş tespit edilmiştir. 13-40 yaş arası erkekler B melitensis ile enfeksiyonun en sık görüldüğü demografik gruptur. Dünya genelinde erkeklerde kadınlardan daha sık görülmektedir. Hayvan kesimi, çobanlık, veterinerlik gibi meslekler risk gruplarını oluşturmaktadır. Endemik bölgelerde laboratuvar çalışanları da risk altındadır.

Bulgular:
Bruselloz bulguları değişken niteliktedir ve tanı koyduracak ölçüde hastalığa spesifik değildir. Ateş olguların %80-100'ünde bildirilen en sık bulgudur. Akut ve kronik brusellozların %60'ında aralıklı, subakut olguların %60'ında ondülandır. Ateşe göreceli bradikardi eşlik edebilir. Başlangıçta nedeni bilinmeyen ateş (NBA) tanısı konulabilir. Olguların %80'inde üşüme-titreme ile ilişkilidir.
İştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, güçsüzlük, keyifsizlik, kilo kaybı gibi konstitüsyonel semptomlar %90 olguda görülür.
Kemik ve eklem semptomları arasında artraljiler, bel ağrısı, sırt ve eklem ağrısı, nadiren eklem şişliği sayılabilir. Bu semptomlar %55-80 hastayı etkiler. Artraljiler diffüz veya lokalize olabilir, kemik uçlarını ve sakroiliak eklemleri tercih eder. Akut monoartrit nadir olmakla beraber başlangıç bulgusu olabilir.
Sinir sistemi tutulumu nadir olsa da nöropsikiyatrik semptomlar yaygındır. Baş ağrısı, depresyon ve yorgunluk en sık bildirilen nöropsikiyatrik bulgulardır. Meningoensefalitin görülebildiği ilerlemiş hastalıkta bilinç durumu değişiklikleri, koma, nörolojik kayıplar, ense sertliği, nöbetler olabilir.
Hastaların yarıya yakınında dispepsi gibi gastrointestinal şikayetler olabilir. Karaciğer abseleri görülebilir. Kabızlık, diyare, kusma eşlik edebilir.
Orşit, idrar yolu enfeksiyonları ve glomerülonefrit gibi genitoüriner enfeksiyonlara yol açabilir.
Öksürük ve dispne %19 hastada bildirilse de nadiren aktif pulmoner tutulumla ilişkilidir. Ampiyem nedeniyle plöretik göğüs ağrısı olabilir.
Endokardit vakaları bildirilmiştir.
Hastalığın 1 yıldan uzun sürdüğü kronik bruselloz olgularında (tanı konulmamış veya tedavi edilmemiş) afebril patern tipiktir. Miyalji, yorgunluk, depresyon ve artraljiler görülür. Kronik formun başlıca etkeni B melitensis'tir ve genelde 30 yaş üstü erişkinleri etkiler. Çocuklarda kronik form nadirdir.

Tanı:
Brusellozun kesin tanısı kültür, serolojik teknikler veya her ikisi birden kullanılarak konulabilir. Hangi Brucella türünün etken olduğu, seçilen tedavi ajanını etkilememektedir.
Lökopeni, göreceli lenfositoz ya da pansitopeni (vakaların %20'sine varan oranda görülebilir) tanıyı düşündürebilecek labortuvar bulgularıdır. Kronik enfeksiyonda anemi sıklığı %75'dir. Trombositopeni %40 civarı bildirilmiştir. Karaciğer enzimlerinde hafif yükselme çok sık görülen bir anormalliktir. Hepatomegali ve hepatik tutulumla ilişkili olabilir.
Kesin tanı kan, kemik iliği ya da diğer organlardan Burcella organizmasının kültüre edilmesiyle konulabilir. Kültürler en az 4 hafta bekletilmelidir. Kemik iliği kültürünün sensitivitesi %80-90 civarıdır.
Tanıda en sık kullanılan yöntem serolojidir. Başlangıç titresi düşükse tekrarlanması önerilir. Tüp aglütinasyon testi en popüler testtir. 1:80'den yüksek titreler aktif enfeksiyonu gösterir. 1:160'dan yüksek titre ve uyumlu bir klinik görünüm ile enfeksiyon tanısı yüksek ihtimalle konulur. Endemik bölgelerde 1:320'nin üzerindeki titreler daha spesifik kabul edilmektedir.
Prognoz:
Hastalığın prognozu genel olarak oldukça iyidir. Komplike olmayan akut brusellozda ateş, halsizlik gibi belirtiler istirahatle hızlı şekilde düzelir. Ancak fiziksel aktiviteden uzun süre uzak kalmak hastalığın iyileşmesini geciktirebilir. Hastalığın akut dönemi genelde birkaç haftada tedavi edilsin edilmesin atlatılır. Çoğu vakada 2-6 ay içinde tam iyileşme görülür.
Akut bruselloz bulgularının tekrarlaması nadir değildir. Tekrarlayan hastalık sistemik veya lokalize olabilir. Bazı hastalarda bu durum kronik bruselloza dönüşebilir. Kronik bruselloz, tedavi edilmezse ilerleyicidir. Tekrarlama riski akut brusellozu tedavi edilmemiş veya yetersiz tedavi edilmiş hastalarda daha fazladır. Kronik bruselloz hastaları 25 yıla varan uzun sürelerle etkileyebilir fakat bu kadar uzun süreler nadiren bildirilmiştir.

Tedavi:
Burusella tedavisinde en sık tercih edilen antibiyotikler şunlardır:
- Doksisiklin
- Gentamisin
- Streptomisin
- Rifampisin
- Trimetoprim-sulfametoksazol (TMP-SMZ)
- Kloramfenikol
- İmipenem-cilastatin
- Tigesiklin
- FlurokinolonlarErişkinler ve 8 yaşından büyük çocukların akut enfeksiyonunda doksisiklin (günde iki kez 100mg po, 6 hafta) ve ek olarak rifampisin (600-900 mg/gün) kullanılabilir.
Doksisiklin (günde iki kez 100mg po, 6 hafta) ve ek olarak streptomisin 1 g/gün IM 2-3 hafta rejiminin relapsları önlemede daha etkili olduğu düşünülmektedir. Streptomisin yerine gentamisin de kullanılabilir.
► Spoiler göster
Siprofloksasin temelli rejimlerin doksisiklin temelli rejimlerle aynı etkinlikte olduğu gösterilmiştir.
8 yaşından küçük çocuklarda rifampisin ve TMP-SMZ'nin 6 hafta kullanımı tercih edilir.
Gebelerde TMP tekli veya rifampisin ile kombine kullanılabilir. Gebeliğin sonunda TMP-SMZ kullanımı kernikterus riskini arttırmaktadır.
Tutulan sistemlere göre tercih edilen antibiyotik rejimleri değişebilmektedir.
Kronik brusellozda üçlü antibiyotik terapisi (rifampisin, doksisiklin ve streptomisin) kullanılır.

Geri Dön

Kimler Çevrimiçi

Bu Forumu Görüntüleyen Kullanıcılar: CommonCrawl [Bot] ve 0 Misafir